49,9662$%0,06
56,1624€%0,72
67,1942£%0,33
6.266,98%0,71
10.269,00%-3,13
฿%
Bize insan olduğumuzu hatırlatan, bizi diğer canlılardan ayıran en zarif ama en keskin sınır nedir diye sorsalar, sanırım verilecek en doğru cevap “utanmak” olurdu.
Utanmak; sadece yüzümüzü kızartan bir refleks değil, toplumsal düzenin harcı, insan ilişkilerinin sigortası, vicdanın ise en sessiz bekçisidir.
Ancak etrafımıza baktığımızda, bu zarif mekanizmanın büyük bir gürültüyle çöktüğünü, hatta bazıları tarafından isteyerek hurdaya çıkarıldığını görüyoruz.
Rus eleştirmen Belinski, yüzyıllar öncesinden adeta bugüne ışık tutarak şöyle demişti: “Bir insan ahlakı terk ettiğinde, aklı da onu hemen terk eder.” Bugün tam da bu cümlenin tescil edildiği bir dönemden geçiyoruz.
Etik ihlallerin, yalanın, adam kayırmanın ve zalimliğin birer “başarı” veya “pratik zeka” göstergesi olarak pazarlandığı garip bir çağdayız.
Sağlıklı bir insan hata yaptığında içi sızlar, bir özürle ya da telafi çabasıyla o hatayı onarmaya çalışır. Çünkü bilir ki hata yapmak insana mahsustur ama hatayla yüzleşmemek ruhu çürütür.
Fakat utanma duygusundan bütünüyle arınmış profiller için durum çok farklıdır. Antisosyal yapılardan narsistik kişilik bozukluklarına uzanan çizgide, bu insanlar için tek bir engelleyici unsur vardır
Yakalanma korkusu.
İçsel bir ahlak pusulaları olmadığı için, kimsenin görmediğinden veya yasaların onlara dokunamayacağından emin oldukları an her türlü haksızlığı yapmaktan çekinmezler.
Onlar için başkalarının acısı, uğranılan haksızlıklar ya da maddi-manevi yıkımlar birer detaysız istatistikten ibarettir. Hedefe giden yolda her şey mubah, her insan ise harcanabilir birer araçtır.
Bireysel psikolojideki bu derin boşluk, kamusal alana taşındığında toplumsal bir felakete dönüşür.
Gemi kazalarında, trajik olaylarda yüzlerce can gider ama tek bir yetkili dahi çıkıp sorumluluk üstlenmez.
Canım hastanelerde, bebeklerin hayatına mal olan skandallarda vicdan muhasebesi yapılıp istifa mekanizmaları işletilmez; aksine kılıf arama yarışına girilir.
Liyakat esası ayaklar altına alınarak sahte diplomalarla makam işgal edenler, utanmak bir yana dursun, alkışlarla ödüllendirilir.
Milletvekilliği koltuğunda bir dakika bile oturmaması gerekenler yine adayım dediklerinde alkışlanır.
Çünkü bu kişiler için utanmak bir erdem değil, zayıflıktır.
Narsist kibrin yarattığı ego, hatayı kabul etmeyi reddeder.
Utanılacak bir tablo ortaya çıktığında ise suç anında başkasına yansıtılır: “Ben yapmadım, şartlar beni mecbur bıraktı!”
Utanmazlığın kamusal alanda bu kadar pervasızca sergilenmesinin en büyük sebebi, toplumsal hafızanın zayıflığı ve cezasızlık algısıdır.
Sahte diplomalarla makam işgal edenleri, hata yapıp istifa etmeyenleri, sorumluluğu üstlenmeyenleri kanıksamamak gerekir. “Aman benden uzak olsun” demek, o çürümeye ortak olmaktır.
Yapılan haksızlıkları unutmamak, eleştirel akıldan vazgeçmemek ve hesap sorma kültürünü canlı tutmak, utanmazların alanını daraltır.
Utanma duygusunu kuşanmak, “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” demeyi bırakıp, en yakınımızdan başlayarak dürüstlüğü, sorumluluğu ve adaleti savunmakla mümkündür. Çürüme bulaşıcıdır ama erdem de cesaret isterse yayılır.
Özetle; hata yapan ama içinde hâlâ o ince sızıyı, o “iyi olma” potansiyelini barındıran insan umut vadeder.
Çünkü o insan, vicdanının mahkemesinde hâlâ yargılanmayı kabul etmektedir.
Asıl tehlikeli olan, kendi vicdanının hakimliğinden istifa etmiş, utanma duygusunu köreltmiş mahluklardır.
Toplum olarak en büyük yoksulluğumuz mal mülk değil; işte bu “utanma erdeminin” iflasıdır.
Ve bu iflas durdurulmadığı sürece, ne kurallar ne asayişi sağlayabilir ne de adalet vicdanları tatmin edebilir.
Unutmayalım; ahlakın bittiği yerde toplum baş aşağı düşer.
Ve düşüşü durdurmanın ilk adımı, kaybettiğimiz o utanç duygusunu yeniden kuşanmaktır.

Yüksek Seçim Kurulundan Serdar Denktaş’ın iddialarına yanıt
1
Cumhurbaşkanı Tatar’dan ABD’ye tepki:Bu karar, Kıbrıs konusunun çözümüne katkı sağlamayacak
2168997 kez okundu
2
Savaşan: Küçük’ün İlkeleri Mücadelemize Işık Tutuyor
57827 kez okundu
3
Cumhurbaşkanı Tatar Londra’da
50465 kez okundu
4
Azerbaycan-Türkiye İş Adamları Birliği ve Kıbrıs Türk Ticaret Odası arasında iş birliği protokolü imzalandı
48271 kez okundu
5
Kuzey Kıbrıs Türk Kızılayı 48 Yaşında
41126 kez okundu
HAKAN ORAN YAZDI : UTANMA DUYGUSUNU NEREDE KAYBETTİK?
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’dan Rusya ve Ukrayna açıklaması
Cyprus Mail gazetesinden Hristodulidis’in Maraş önerisine sert eleştiri
Bulgaristan’da cumhurbaşkanlığı seçimini İliyana Yotova kazandı
Yüksek Seçim Kurulundan Serdar Denktaş’ın iddialarına yanıt
Lapta sakini iş insanı Ercan Kardeşler’den LAÇ Belediyesi’ne asfalt tepkisi
HAKAN ORAN YAZDI : KALİTENİN VE SÜREKLİ İYİLEŞTİRMENİN ADI LAÜ
DOĞU AKDENİZ’DE EUNOMİA TATBİKATI BAŞLIYORYUNANİSTAN, FRANSA, İTALYA VE GKRY ORTAK GÜÇ BİRLİĞİ YAPIYOR
TÜRKİYE İÇİŞLERİ BAKANLIĞINDAN KUVVETLİ SAĞANAK VE FIRTINA UYARISI
Okan Donangil, UBP Lefkoşa Milletvekilliği İçin Aday Adaylığını Açıkladı