40,2607$% 0.13
46,7252€% 0.08
53,9495£% 0.21
4.320,96%0,56
7.017,00%0,27
4785777฿%1.4882
11 Nisan 2026 Cumartesi
Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası Başkanı Dr. Özlem Gürkut, hekimleri hedef alan, gerçeği çarpıtan ve toplumu yanıltan açıklamaları kınayarak, hekimliğin bireysel çıkarlar üzerinden değil, etik ilkeler ve kamusal sorumluluk temelinde yürütüldüğünü vurguladı.
Yazılı açıklama yapan Gürkut, yürütülen sendikal mücadeleye ilişkin yapılan bazı açıklamaların “yanıltıcı nitelik taşıdığını ve sahada özveriyle çalışan hekimlere karşı haksızlık olduğunu” belirtti.
Kamu hastanelerinde görev yapan hekimlerin çalışma koşullarına değinen Gürkut, 24 saat kesintisiz sağlık hizmetinin sürdürülebilmesi adına uzun nöbetler, acil servis yükü, servis sorumluluğu ve yoğun hasta trafiği ile çalışıldığını kaydetti.
Gürkut, “Bu gerçekliğin ‘günde birkaç saat çalışma’ gibi ifadelerle çarpıtılması, sahada özveriyle çalışan hekimlere karşı büyük bir haksızlıktır.” ifadelerini kullandı.
Kamuoyunda sahte diploma, rüşvet, kamu kaynaklarının peşkeş çekilmesi ve yönetim zafiyetleri gibi iddiaların tartışıldığını belirten Gürkut, “Bu haklı mücadeleyi ‘20 bin lira için’ şeklinde sunmaya çalışmak, gerçeği çarpıtmaktan öte açık bir manipülasyondur.” dedi.
-Saldırı niteliği taşıyan söylemler değerlendirilmeli”
Gürkut açıklamasında, şu ifadelere yer verdi:
“Kazancı Sağlık Bakanlığı ile yaptığı protokol çerçevesinde kamu hekimlerinin gerçekleştireceği sağlık kurulu sevklerine bağlı olan bir kişinin; grev ve eylemler nedeniyle bu sevklerin aksamasından kaynaklı maddi kaygılar taşıması anlaşılabilir. Ancak bu durum, kullanılan dilin ve meslektaşları hedef alan ithamların etik ve ahlaki açıdan kabul edilebilir olduğu anlamına gelmez. Öte yandan, hekimlik mesleğine ilişkin yetki, unvan kullanımı ve meslektaşlara açık bir saldırı niteliği taşıyan bu söylemlerin, meslek örgütümüz Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği tarafından gerekli yasa ve tüzükler çerçevesinde değerlendirileceğinden eminiz.”
Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası Başkanı Gürkut, sağlık hizmetinin polemik değil, sorumluluk gerektirdiğini vurguladı.
Kaynak : Halkın Sesi
Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) Mücahitler Derneği Başkanı Celal Bayar, EOKA’nın adada terör faaliyetleri yürütmek üzere kurulduğunu belirterek, “EOKA teröristtir, yaptığı eylemler terör eylemleridir. Kendi insanını bile öldürmüştür.” ifadelerini kullandı.
Bayar, terör örgütü EOKA’nın resmi olarak 1955’te ilk eylemini gerçekleştirerek kuruluşunu ilan etmesine rağmen aslında 1952 yılında kurulduğunu ve ilk eylemini gerçekleştirene kadar örgütlenme, silahlanma ve hazırlıklarını tamamladığını söyledi.
Bugün Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde EOKA’nın iki farklı örgütmüş gibi gösterilmesinin doğru olmadığını anlatan Bayar, “EOKA, EOKA-B diye bir şey yoktur. EOKA örgütü vardır. Bunların birbirinden farkı yoktur. İkisinin de lideri Kıbrıs asıllı asker Yeoryos Grivas’tır.” diye konuştu.
Bayar, Rumların terör örgütü EOKA’yı sanki 1960’tan önce Türklere yönelik terör eylemi yapmamış gibi anlatmalarına tepki göstererek, EOKA’nın ilk kuruluşunda İngilizleri Kıbrıs’tan sürmeyi (İngiliz sömürge idaresi), Türkleri de yok etmeyi kuruluş bildirgesine koyduğuna dikkati çekti.
EOKA’nın 1955’ten itibaren birçok Kıbrıslı Türk sivili terör saldırılarıyla öldürdüğüne işaret ederek, öğretmen arkadaşının o yıllarda EOKA teröristlerince öldürüldüğünü ve halen cenazesinin bulunamadığını söyledi.
Bayar, EOKA’nın sadece Türkleri değil 1955-1974 yıllarında kendi görüşünden olmayan 200 kadar Rum’u da öldürdüğünü, EOKA’nın adada terör faaliyetleri yürütmek üzere kurulduğunu belirterek, şunları ifade etti:
“EOKA teröristtir, yaptığı eylemler terör eylemleridir. Kendi insanını bile öldürmüştür. EOKA masum Türkleri öldürdü, İngilizleri öldürdü ve bunları yaparken vur kaç taktiğini kullandı. O dönem İngiliz sömürge idaresi vardı. İngilizler, bitirmek isteseler bu eylemleri bitirebilirlerdi fakat bitirmek istemediler. Rumlara bağımsızlık vermek istediler. Sonra da onlardan yana tavır aldılar.”
-“TMT ruhunun tekrar canlı tutulması gerekiyor”
TMT’nin EOKA eylemlerinden zarar gören Kıbrıslı Türkler tarafından 1958’de kurulduğuna dikkati çeken Bayar, TMT’nin mücadeleleri sayesinde, Rumların Lefkoşa’yı tamamen ele geçirme ve ada genelinde kontrolü sağlamaya yönelik, EOKA marifetiyle uygulamaya çalıştıkları Akritas Planı’nın başarısızlıkla sonuçlandığını dile getirdi.
Bayar, GKRY’de terör örgütü EOKA ruhunun ve Enosis fikrinin (Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması hedefi) son zamanlarda canlı tutulmaya çalışıldığına işaret ederek, EOKA’nın yerini GKRY’de Elam Partisinin, Yunanistan’da ise Altın Şafak Örgütünün aldığını anlattı.
Rumların bir kısmının Enosis fikrinden hiçbir zaman vazgeçmediklerini ve EOKA ruhunun ölmediğini belirten Bayar, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Enosis’e karşı TMT ruhunu yaymaya çalışıyoruz, TMT ruhunun tekrar canlı tutulması gerekiyor çünkü görüyoruz ki ABD’yi buraya getirdiler. İngiltere, İtalya ve Fransa burada. Üslere gemiler, uçaklar getiriyorlar. Bunlar niçin? Aşırı derecede silahlanıyorlar, kadınları da askere alıyorlar. Yurt dışından eğitim alıyorlar. Özellikle İsrail’in Rumlara yaptığı teknik yardımlar, silah yardımları dikkat çekici. Hava savunma sistemleri, helikopterler, gemiler buraya getiriliyor. Bunlar kimin için? Ne için? Biz de uyanalım. Diri olalım, canlı olalım. Ne demiş atalarımız? Su uyur, düşman uyumaz. Uyursak kaybederiz.”
Bayar, Türkiye’nin savunma sanayisinde yaptığı hamlelerin kendilerine cesaret verdiğini, tek güvencelerinin ana vatan Türkiye olduğunu dile getirdi.
– EOKA’dan ele geçirilen silahlar Lefkoşa’da sergileniyor
KKTC’nin başkenti Lefkoşa’da bulunan Milli Mücadele Müzesi’nin bahçesinde terör örgütü EOKA’dan Mehmetçik ve Kıbrıslı mücahitler tarafından ele geçirilen zırhlı araçlar, havan topları ile uçaksavarlar sergileniyor.
Müzenin içinde de EOKA’ya karşı verilen Erenköy Direnişi ve mücadele yıllarından fotoğraf, belge ve o günleri anlatan tablolar yer alıyor.
Kaynak : Halkın Sesi
Bağımsızlık Yolu (BY), genel grev düzenleyen sendikalarla ilk günden beri dayanışma içerisinde olduğunu kaydederek, hayat pahalılığı ödeneğinin dondurulmasının kabul edilemeyeceğini belirtti; pazartesi günü eyleme katılacağını duyurdu.
BY tarafından yapılan yazılı açıklamada, hayat pahalılığı ödeneğinin, içinden geçilen kriz ve enflasyon ortamında emekçilerin alım gücünün kısmen de olsa korunması için geliştirilmiş bir önlem olduğuna dikkat çekildi.
Bir ekonomik dar boğazdan geçildiği ve kamu bütçesinin de sıkıntı içerisinde olduğu belirtilen açıklamada, kriz karşısında emekçileri yoksullaştıracak kararlar almanın yanlış olduğu kaydedildi ve BY’nin gelir kalemlerini arttırmaya odaklı bir yaklaşımı doğru bulduğu ifade edildi.
-“Gelir kalemlerini artıracak birçok yol var…”
Gelir kalemlerini arttırmanın birçok yolu bulunduğu kaydedilen açıklamada, “yıllardır vergiden muaf tutulan kesimlerin vergilendirilmesi, üretim dışı alanlara verilen teşviklerin durdurulması, sermayeye sağlanan imtiyazların ve afların dondurulması, AKSA ve Ercan’ın kamulaştırılması ve ultra zenginlerden servet vergisi alınması” gibi önlemler sıralandı.
Polis teşkilatının çeşitli davalar açarak eylem yapan sendika, örgüt ve siyasi parti temcilcilerini “sindirmeye, susturmaya, korkutmaya” çalıştığı savunulan açıklamada, “Bu çerçevede birçok sendika üyesine onlarca dava okunmuştur. Örgütlenme Sekreterimiz Hasan Çağın Tezbaşar ve Dış İlişkiler Sekreterimiz Umut Ersoy başta olmak üzere, ikisi parti meclisimize mensup toplam yedi parti üyemiz de bu kişiler arasındadır. Barikatlar karşısında omuz omuza durduğumuz, birlikte sloganlar attığımız eylemci yoldaşlarımızla birlikte yargılanmak bizim için onurdur.” ifadeleri yer aldı.
Emekçilerin sendikalaşma hakkı için polis ve itfaiye teşkilatlarının sivile bağlanması çağrısında da bulunulan açıklamada, “Teşkilata mensup birçok polis ve itfaiyeci, askeri bir disiplinle benimsemedikleri emirleri uygulamak zorunda kalmaktadırlar. Emirlere uymak istemeyenlerin, komutanlarından gördükleri aşağılayıcı muameleyi eylem alanında gözlerimiz gördü, kameralar kaydetti” iddiasında bulunuldu.
Kaynak : Halkın Sesi
Cumhuriyet Meclisi’nden verilen bilgiye göre, Bakü Temsilcisi Büyükelçi Ufuk Turganer, Müşavir Ulaş Kıvılcım, Eğitim Ataşesi Leyla Güneş ile Üçüncü Sekreter Görkem Reis tarafından karşılanan Öztürkler’e heyetinde bulunan UBP milletvekilleri Resmiye Eroğlu Canaltay ve Fırtına Karanfil de eşlik etti.
-Öztürkler: “KKTC, Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası”
Ziyarette konuşan Başkan Öztürkler, temsilciliğin önemli bir görev üstlendiğini vurgulayarak, Azerbaycan’daki diplomatik ve bürokratik süreçlerde KKTC vatandaşlarına sağlanan katkının yanı sıra, ülkeye yönelik eğitim ve ekonomik alanlardaki gelişmelere de destek verildiğini ifade etti.
Bakü temaslarının kendileri açısından büyük önem taşıdığını belirten Öztürkler, Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olduklarını ve uluslararası alanda görünürlüğün artırılmasının Kıbrıs Türk halkı için kritik olduğunu söyledi.
Öztürkler, Azerbaycan Milli Meclis Başkanı Sahibe Gafarova ve Türkiye ile KKTC dostluk grubu başkanlarının da yer aldığı toplantıyı tarihi olarak niteleyerek, bu tür temasların KKTC’nin kabulü açısından önemli bir adım olduğunu kaydetti.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Öztürkler, Türkiye Cumhuriyeti ve Azerbaycan’a KKTC’ye verdiği destekten dolayı teşekkür ederek, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in kararlı duruşunun bu süreçte belirleyici olduğunu ifade etti.
KKTC’nin Türk devletleri nezdinde daha görünür hale geldiğini belirten Öztürkler, uluslararası toplantılarda ülkenin kendi adı ve bayrağıyla temsil edilmesinin önemli bir kazanım olduğunu söyledi.
Öztürkler, temasların artarak devam etmesi gerektiğine dikkat çekerek, Cumhuriyet Meclisi’nin ve milletvekillerinin uluslararası alandaki aktif çalışmalarının sürece katkı sağladığını vurguladı.
Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyonların kaldırılması için yoğun bir mücadele yürütüldüğünü söyleyen Öztürkler, bu temasların halkın hak ettiği değeri görmesi açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.
Öztürkler, Bakü Temsilciliği çalışanlarına teşekkür ederek, yurt dışında Kıbrıs Türk halkının mücadelesini sürdürmenin kolay olmadığını ancak temsilciliğin bu görevi başarıyla yerine getirdiğini belirtti.
-Turganer: “KKTC bayrağı Azerbaycan’da dalgalanıyor”
KKTC Bakü Temsilcisi Büyükelçi Ufuk Turganer de ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, KKTC’den üst düzey yetkililerin Azerbaycan’a gerçekleştirdiği ziyaretlerin büyük önem taşıdığını söyledi.
Azerbaycan’ın kendileri için çok kıymetli bir ülke olduğunu dile getiren Turganer, KKTC bayrağının Azerbaycan’da dalgalanmasının önemli bir kazanım olduğunu vurguladı.
Turganer, temsilcilik olarak KKTC’yi en iyi şekilde temsil etmeye devam edeceklerini belirterek, Kıbrıs Türk halkının mücadelesini Azerbaycan halkına anlatmayı sürdüreceklerini ifade etti.
Azerbaycan temaslarını tamamlayan Başkan Öztürkler’in heyeti ile birlikte bu akşam ülkeye dönmesi bekleniyor.
Kaynak : Halkın Sesi
Her Daim Doğa Dostları grubundan verilen bilgiye göre, etkinlik Mağusa Hendeği’nde gerçekleştirildi.
Burada konuşma yapan grup başkanı Yusuf Şentuğ, “Gökmen, sadece bir müzisyen değil, doğaya aşık, nezaket sahibi ve çok iyi bir insandı.” dedi. Şentuğ ayrıca, Gazimağusa Belediyesi’ne kır çiçeklerinin tohumlanma döneminin bitmesini bekleyerek temizlik çalışmalarını ertelemesi nedniyle teşekkür etti.

Kaynak : Halkın Sesi