40,2607$% 0.13
46,7252€% 0.08
53,9495£% 0.21
4.320,96%0,56
7.017,00%0,27
4785777฿%1.4882
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman tarafından hukuki gerekçelerle Meclise iade edilen ancak komitede hiçbir değişikliğe uğramadan oy çokluğuyla yeniden genel kurul gündemine getirilen Ceza Muhakemeleri (Değişiklik) Yasası, geniş katılımlı bir eylemle protesto edildi.
Basın örgütleri başta olmak üzere bazı siyasi parti, sendika ve sivil toplum örgütleri, Ceza Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasası’nın, komitede düzenleme yapılmadan yeniden Genel Kurul’a sevk edilmesini Meclis önünde protesto etti.
Örgüt temsilcileri, ortak basın açıklaması ardından söz konusu yasanın da gündemde olduğu Genel Kurul oturumunu izlemek üzere Meclis’e girdi.
Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen) Başkanı Ali Kişmir konuşmasında, yaklaşık altı aydır bazı yasalarla toplumsal ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğünün tehdit edildiği görüşünü belirtti.
Söz konusu yasanın Cumhurbaşkanı tarafından bir daha görüşülmek üzere gerekçeleriyle birlikte Meclis’e geri gönderildiğini hatırlatan Kismir, “Gerekçeleri okuduğunuzda başka hiçbir şey söylemeye gerek yok” dedi.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın ortaya çok ciddi gerekçeler koyduğunu ifade eden Kişmir, bu gerekçelerin Meclis Komitesi’nde okunduğunu anlattı. Kişmir, “Ancak dışarı çıktığımızda, ‘Biz bu yasayı geçirmek zorundayız’ denildi” şeklinde konuştu.
“Rüşvet, yolsuzluk, usulsüzlük ve hırsızlığın” kamufle edilmek istendiğini savunan Kişmir, “Bunların yazılmasını, konuşulmasını istemiyorlar. Biz buna karşıyız, sonuna kadar da mücadele edeceğiz” diye konuştu.

Konuyla ilgili olarak Başbakan Ünal Üstel’den randevu talep ettiklerini dile getiren Kişmir, “Başbakan bizimle görüşmedi” dedi. Kişmir, Komite toplantısındaki hükümete mensup vekillerin de kendileriyle aynı fikirde olduğunu ancak “Talimatın” uygulandığını öne sürdü.
Hükümete, “Bu yanlıştan dönülmesi” çağrısı yapan Kişmir, yasayı tanımayacaklarını ve mücadeleye devam edeceklerini söyledi.
Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği Başkanı Efdal Keser de, halkın haber alma özgürlüğü ile basın ve ifade özgürlüklerinin Anayasa’nın güvencesi altında olduğunu ifade etti. Ancak söz konusu yasada yapılan düzenlemeyle bu özgürlüklerin engellenmek istendiği görüşünü belirten Keser, “Sadece duyacaksınız, konuşmayacaksınız, görmeyeceksiniz, yazmayacaksınız deniyor. Bizim itirazımız bunadır” diye konuştu.
UBP’li vekillere çağrı yapan Keser, dünkü nisaba destek verilmemesini veya yasa görüşülürken vekillerin Genel Kurul salonundan çıkarak, locaya örgüt temsilcilerinin yanına gelmesini istedi. Keser, “Çünkü halk biziz, bizim yanımızda olmanız gerekiyor” dedi.
Koalisyon ortaklarına da “Koltuk değneği olmaktan vazgeçin” çağrısı yapan Keser, “Ya demokrasinin yanındasınız ya da bizi yok sayan bir zihniyetin yanındasınız. Bu karar artık sizindir sayın vekiller” diye konuştu.
Medya Etik Kurulu Başkanı Aysu Basri Akter de, söz konusu yasanın “Kabul edilemez” olduğunu belirterek, “Lütfen bu yasanın size otosansür uygulamasına müsaade etmeyin. Vicdanınızla, onurunuzla mesleğinizi icra etmeye devam edin” dedi.
Konuşmaların ardından Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği Örgütlenme Sekreteri Serap Karaman hazırlanan ortak basın açıklamasını okudu.
Haftalardır gündemde olan Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası’ndaki 23B düzenlemesinin, toplumsal itirazlara rağmen hiçbir düzenleme yapılmadan yeniden Meclis gündemine taşındığı ifade edilen açıklamada, şöyle devam edildi:
“Basın örgütlerinin uyarılarına, insan hakları çevrelerinin ortaya koyduğu sakıncalara, siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin yükselttiği itirazlara ve Cumhurbaşkanı’nın geri gönderme gerekçelerinde işaret ettiği hukuki çekincelere rağmen hükümet ne toplumsal itirazları ne de hukuki değerlendirmeleri dikkate almıştır.”
“Masumiyet karinesi korunacak” denildiğini ancak söz konusu yasa maddesinin, peşin hükmü değil görünürlüğü cezalandırmak istediği kaydedilen açıklamada, “Doğrudan gazeteciliğin, fikir ve ifade özgürlüğünün kendisi cezalandırılmak istenmektedir. Bir temel hakkı koruma iddiasıyla başka temel hakları baskı altına alan hiçbir anlayış demokratik hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmaz” ifadelerine yer verildi.
Gazetecilik faaliyetini veya fikir ve ifade özgürlüğünü kullanan her bireyi hapis tehdidiyle karşı karşıya bırakmanın demokratik bir tercih olmadığı belirtilen açıklamada, “Bu tehdit, etik sorumluluk üretmez. Korku üretir. Otosansür üretir. Cezai tehdidin gölgesinde fikir ve ifade özgürlüğü değil, korku iklimi büyür” vurgusu yapıldı.
“Bu düzenlemenin, yalnızca gazetecilere yönelik bir baskı aracı olmadığı aynı zamanda mahkemelerle ilgili kamusal konuşma alanına müdahale etmeyi amaçladığı” belirtilen açıklamada, “Topluma, yargı süreçleri hakkında neyin konuşulabileceğini ve neyin görünür olabileceğini cezai tehditle belirlemeye çalışan bir anlayış dayatılmaktadır” denildi.
Kaynak : Halkın Sesi

“Basın özgürlüğünü kısıtlamadık”
1
Cumhurbaşkanı Tatar’dan ABD’ye tepki:Bu karar, Kıbrıs konusunun çözümüne katkı sağlamayacak
2167426 kez okundu
2
Savaşan: Küçük’ün İlkeleri Mücadelemize Işık Tutuyor
56243 kez okundu
3
Cumhurbaşkanı Tatar Londra’da
48896 kez okundu
4
Azerbaycan-Türkiye İş Adamları Birliği ve Kıbrıs Türk Ticaret Odası arasında iş birliği protokolü imzalandı
46720 kez okundu
5
Kuzey Kıbrıs Türk Kızılayı 48 Yaşında
39598 kez okundu