DOLAR

32,4353$% 0.03

EURO

34,4338% -0.2

STERLİN

40,3231£% -0.13

GRAM ALTIN

2.485,36%0,10

ÇEYREK ALTIN

4.219,00%-0,02

BİTCOİN

2051775฿%-3.37504

a

Erhürman: Eşit egemenlik mi? Egemen eşitlik mi? Karar verin!

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterinin Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar ‘ın ziyaretleri ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın söylemleri hakkında Meclis Kürsüsü’nden konuştu.

Erhürman, Tatar’ın “egemen eşitlik ve eşit egemenlik” söylemleri hakkında yorum yaparak, Tatar’ın söylemlerinin tutarsız ve anlamsız olduğunu ifade etti.

CTP Genel Başkanı Erhürman’ın konuşmasından öne çıkanlar:

“Sayın Maria Angela Holguin Cuellar’ın temasları ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile görüşmesini değerlendiren CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, Tatar’ın “Sayın Holguin,  neyin ne olduğunu artık iyi anladığına biz inanıyoruz” söylemlerine inanmadığını belirtti.

TATAR’IN SÖYLEMLERİ BİRBİRİNE TUTMUYOR
Esas aldığım metin konuşmaya esas aldığım metin Cumhurbaşkanlığının sitesinde yayınlanan metindir.Başka gazetelerde de aynı metin vardı. Ama onları esas almayı istemedim.

Burada kendi açıklamasında Sayın Tatar diyor ki  “Holguin neyin ne olduğunu artık iyi anladığına biz inanıyoruz diyor.” Vallahi ben Holguin’in neyin ne olduğunu iyi anladığına inanmıyorum.

Holguin ile biz de görüştük, konuştuk ama ondan ziyade burada kendi söylediklerinden harekette ne anladığına inanmıyorum. Çünkü Sayın Tatar’ın bir söylediği burada öbür söylediğini tutmuyor.

Eğer bir söylediği öbür söylediği tutmazsa BM Genel Sekreteri Kişisel Temsilcisi’nin de neyin ne olduğunu anlaması hele daha iyi anlaması tabii ki mümkün olmaz.

Söylediklerini gerekçelendireceğim laf olsun diye söylemiyorum. Sayın Tatar şöyle diyor kendi sitesinde söylüyor:

Yani yanlış yazıldıysaydı da düzeltilmesi gereken bir yerde şöyle diyor bu “eşit egemenlik” ve “eşit uluslararası statü” üç yıldır sürdürmekte olduğumuz siyaset.”

“Bir eşit egemenlik, bir satır sonra egemen eşitlik”

Eşit uluslararası statü noktasında bazı ciddi açılımlarla tatmin olmamız durumunda yeni bir süreci başlayabileceğini kendilerine ifade ettik.

Yeni siyaset dediğimiz şey egemen eşitlik mi? Eşit egemenlik mi?

Bu ikisini bile hala daha doğru dürüst yerine oturtamadıysanız Sayın Maria Angela Holguin Cuellar’ın bunu anlaması da elbette mümkün değil.

Çünkü siz zaten eşit egemenlikten vazgeçtiğimizi ve egemen eşitlik konuştuğumuzu söylemiştiniz.

“Bir defa söyledim, yanlışı bir saat sonra düzelttim ama altı paragraf sonra bir daha eşit egemenlik dedim” diyerek diplomasi yapılmaz.

Böyle diyerek Kıbrıs Türk Halkı’nın iradesi de temsil edilmez. Bak bu kadar açık söylüyorum. Ben hayatımdan öyle bir şey görmedim. Rahmetli Denktaş’la bizim CTP olarak ve benim kullanımım olarak Kıbrıs sorununa ilişkin politikalarımız hiçbir dönemde örtüşmüyor. Ama ben rahmetli Denktaş’ın ne dediğini hep anladım.

Bakın bu iki tane kavram var, çok değil, bir kullandığınız kavram egemen eşitlik, öbürü de eşit Uluslararası Statü…

Egemen eşitlik mi? Eşit egemenlik mi?

Sizin için fark etmezse benim için sorun yok. Cumhuriyetçi Türk Partisi zaten eşit egemenlikten hareket ediyor.

Federasyonda da eşit egemenlik üzerine inşa edildiğini biliyoruz.

“ÇÖZÜM İSTEMİYORSANIZ, NE İSTİYORSUNUZ?”
İki toplum lideri sıfatıyla müzakare masasına oturulur.

Yani masada şu anda Kıbrıs Rum toplum lideri. Hristodulidis, Tatar da oturursa masaya Kıbrıs Türk toplum lideri.

Ama masaya bakınca Sayın Tatar tanınmamış bir devletin Cumhurbaşkanı, Sayın Hristodulidis tanınmış bir Devletin Cumhurbaşkanı. Bunu da eşitlemek istiyorum diyorsanız iki yol var.

Bir öyle masaya oturursunuz o zaman iki tane tanınmış devlet masaya oturmuş olur. İki Kıbrıs Cumhuriyeti’ni de tanımaktan vazgeçer iki tane tanınmamış devlet olur.

Masaya oturduğunuzda da kalktığınızda da şimdi Sayın Tatar’ın açıklamalarında son açıklamalarında biz müzakere masasından vazgeçtiniz.

O zaman geriye bir yol var. Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımaktan vazgeçmezseniz masaya oturmayız demeniz gerekir.

Birleşmiş Milletler Üyesi olan Avrupa Birliği’nin üyesi olan Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımaktan vazgeçmezseniz masaya oturmak gibi iddianız var mı?

O zaman nedir talep ettiğiniz diye Maria Angela Holguin size sorduğumda söyleyecek bir tek kelimeniz var mı?

Başka da yolu yoktur, tek yol iki bölgeli siyasi eşitlik veren Federasyondur.

Yani hem çözüm istemez, hem de çözüm istemezken ne istediğini de söyleyemezsiniz…

Sayın Tatar diyor ki “bizim esas rahatsızlığımız BM’nin Kıbrıs Yön Yönetiminin adanın tek hakimi görmesidir.” Sayın Tatar’ın ara ara böyle katıldığım cümleleri var. Evet biz de aynı görüşteyiz.

Yani Kıbrıs Türk halkını ya da federasyon diliyle ya da çözüm diliyle söylersek Kıbrıs Türk toplu onu nasıl uluslararası bir özne haline getireceğimizle ilgili çözüm önerimizi de çok açık hem içeriğe ilişkin iki toplum iki bölgenin siyasi eşitleri hem metodolojiye ilişkin burada da saydığımız dışarıda da saydığımız dört ayak üzerinden yöntemini de ortaya koyuyoruz.

Ve bu sorunun ortadan kalkması gerektiğini çok açık bir şekilde söylüyoruz.

Ama bu eşit egemenlik ya da egemen eşitlik hangisini söylerseniz 1960 Anlaşması’nda var ve buradan gelir bizim haklarımız.

İki toplum adına iki toplumun liderlerinin imzaladığı anlaşmadır 1960 Anlaşması. Bir eşit egemenlik vardır orada.

Biz oradaki eşit egemenliği, egemen eşitliği değil, eşit egemenliği nerede sorunlu buluyoruz, coğrafi temelli bir federasyon değil, fonksiyonel bir federasyon olmasında buluyorduk sorunu. Onlar görlerdi ki Kıbrıs Türk tarafının ortak pozisyonu”eşit egemenlik” olmalı ve coğrafi temelinde bir federasyon olmalı.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0