48,8316$%0,10
55,8276€%-0,09
65,0667£%-0,04
6.802,70%-0,47
11.101,00%-0,56
฿%
Oymen, yaptığı açıklamada, KKTC’nin deprem açısından hassas bir coğrafyada yer aldığı gerçeği ortadayken, ülkede hâlâ afet yönetimi planlarında gıda güvenliğinin göz ardı edilmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Afet hazırlıkları dendiğinde herkesin aklına ilk olarak “binalar, kolonlar ve yapısal dayanıklılık” geldiğini ifade eden Oymen, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ancak unutulmamalıdır: Yapı güvenliği ne kadar önemliyse, gıda güvenliği de aynı derecede önemlidir. Sağlam bir bina yaşamı korur; güvenli gıda ise yaşamı sürdürülebilir kılar. Binalar ayakta kalsa bile, güvenli gıda yoksa toplum ayakta kalamaz.”
– “Deprem sonrası ilk kriz gıda güvenliği olabilir”
Deprem sonrası karşılaşılabilecek risklerin yalnızca fiziksel yıkımlarla sınırlı olmadığına dikkat çeken Oymen, bozulmuş gıdaların tüketilmesi, kontamine su kaynakları, denetimsiz gıda ürünlerin dağıtımı ve çöken soğuk zincirin depremden sonra halkın maruz kalabileceği en ciddi tehlikeler arasında yer aldığını kaydetti.
Bu durumun toplumun sağlığını doğrudan etkilediğini ve afetin etkilerini katlanarak artırdığını dile getiren Oymen, dolayısıyla gıda güvenliğinin planlanması, en az acil müdahale ekiplerinin koordinasyonu kadar kritik bir ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Afet yönetiminde gıda güvenliğinin stratejik bir unsur olduğuna dikkat çeken Oymen, şöyle devam etti:

“Deprem sonrası elektrik kesintileriyle soğuk zincirin çökmesi, bozulan et, süt, tavuk, balık gibi ürünlerin hızla tehlike oluşturması, su dağıtım hattındaki hasarlar ve mikrobiyolojik riskler, afet bölgelerine sağlanan acil yardım gıdaları ve sıcak yemeklerde hijyen sorunları, denetimsiz ürün hareketi ve fırsatçılık ve toplu zehirlenme ve salgın ihtimalleri ancak gıda mühendislerinin aktif rol aldığı bir afet yönetimiyle kontrol altına alınabilir.”
KKTC’nin deprem gerçeği göz önüne alındığında, gıda güvenliği konusunun ertelenemez bir öncelik olduğunu kaydeden Oymen, afet hazırlıklarında gıda mühendislerinin sürece dahil edilmesinin “bir seçenek değil, kamusal bir zorunluluk” olduğunu ifade etti.
Yapı güvenliği ile gıda güvenliği birlikte ele alınmadıkça, toplumsal güvenliğin tam anlamıyla sağlanamayacağını dile getiren Oymen, “Gıda güvenliği yoksa, yaşamın devamlılığı da yoktur.” dedi.
Kaynak : Halkın Sesi

“Imagine” barış eğitimi programı için destek çağrısı
1
Cumhurbaşkanı Tatar’dan ABD’ye tepki:Bu karar, Kıbrıs konusunun çözümüne katkı sağlamayacak
2168954 kez okundu
2
Savaşan: Küçük’ün İlkeleri Mücadelemize Işık Tutuyor
57783 kez okundu
3
Cumhurbaşkanı Tatar Londra’da
50422 kez okundu
4
Azerbaycan-Türkiye İş Adamları Birliği ve Kıbrıs Türk Ticaret Odası arasında iş birliği protokolü imzalandı
48227 kez okundu
5
Kuzey Kıbrıs Türk Kızılayı 48 Yaşında
41083 kez okundu
İran’da ABD ve İsrail bağlantılı olduğu öne sürülen terör merkezleri çökertildi
Avustralya başbakanı Albanese’den yapay zekanın kontrolünün insanlarda kalması çağrısı
suudi arabistan çin öncülüğündeki mbridge platformundan çekildi
Berlin eyalet meclisi seçiminde başbakanlığa Elif Eralp’i aday gösteren Sol Parti birinci oldu
Bm genel kurulu’nun 81. oturumu yarın New York’ta başlıyor
Uluslararası piyasalarda Brent petrolün varil fiyatı 101,78 dolara geriledi
Avrupa Birliği veri kurumundan Google’a 403 milyon euro para cezası
Abd-iran hattında diplomasi beklentileri brent petrolü 100 doların altına çekti
Abd başkanı trump, fransa cumhurbaşkanı macron ile new york’ta görüştü
Batı Şeria’da Ebu Fellah beldesine saldıran İsraillilere karşı koyan Filistinlilere ordu ateş açtı