DOLAR

49,0187$%0,15

EURO

55,1305€%-0,40

STERLİN

64,6909£%-0,38

GRAM ALTIN

6.581,86%0,46

ÇEYREK ALTIN

10.809,00%0,38

BİTCOİN

฿%

a

Hakan Oran Yazdı : KAĞITTAN KAPLANIN KIBRIS SEFERİ

Dünyanın gözü önünde bir insanlık panoraması çiziliyor; ancak rengi kırmızı, kokusu barut.
Ukrayna’da II. Dünya Savaşı’ndan bu yana görülen en büyük kıyım yaşanıyor; yüz binlerce insan toprağa düşüyor, milyonlarca mülteci yollara dökülüyor.
Birleşmiş Milletler ne yapıyor?
İşgali kınama kararı çıkarıp oturuyor.
Gazze’de taş üstünde taş kalmadı. 70 binden fazla insan öldü; ölenlerin yarıdan fazlası kadın ve çocuk.
Gazze, dünya tarihinin “nüfusa oranla en fazla ampute çocuğuna sahip” bölgesi haline geldi. Fırınlar, hastaneler, su tesisleri bombalanırken BM ne yapıyor?
İstatistik tutuyor, rapor yazıyor.
İran’da BM Şartı’nın en temel maddesi, egemenlik hakları açıkça çiğnenerek bombalar yağdırılıyor.
BM ne yapıyor?
Derin bir sessizliğe bürünüp izliyor.
Dünyanın her köşesinde gücün hukuku, hukukun gücünü ezip geçerken; veto hakkı olan 5 ülkenin dudakları arasından çıkacak tek bir kelimeye kilitlenmiş bir dev devriliyor.
Daha doğrusu, zaten var olmayan bir “dünya vicdanı” illüzyonu gözlerimizin önünde paramparça oluyor.
Ve sonra…
Aynı Birleşmiş Milletler, uçağına atlayıp Doğu Akdeniz’e, Kıbrıs’a geliyor.
Geliş sebebi müthiş: “Kıbrıs sorununu çözeceklermiş!”
Hani derler ya; “Hadi ordan!” demek geliyor insanın içinden.
Ama bir Kıbrıslı Türk’ün tarihsel nezaketi, bu ifadeyi sesli söylemeye el vermiyor.
Yine de sormadan edemiyor insan.
Siz kimsiniz, hangi otoriteyle, hangi başarı hikayenizle buradasınız?
Kıbrıslı Türk bu tiyatroyu ilk kez izlemiyor ki…
1963-1974 yılları arasında bu adada soykırım boyutuna varan katliamlar yaşanırken, insanlar enklavlara hapsedilip açlığa mahkûm edilirken BM Barış Gücü yine buradaydı.
O zaman da ellerini kavuşturup seyretmişlerdi.
2004’te Annan Planı’na “Evet” diyen Türk tarafını cezalandırıp, “Hayır” diyen tarafı ödüllendiren diplomasinin mimarı da yine onlardı.
Ukrayna’da yangını söndüremeyen, Gazze’de çocukların çığlığına kulak tıkayan, gücün zorbalığına tek kelime edemeyen bir “kağıttan kaplan”, Kıbrıs’a adalet getirebilir mi?
Saha gerçeklerinden, toplumların hafızasından ve yaşanmışlıklardan kopuk masa başı planlarıyla Kıbrıs’a “çözüm” getireceğini sananlar yanılıyor.
Dünyanın örtülü ya da açık savaş alanlarında mefta olmuş bir BM karizmasının, Doğu Akdeniz’in bu kadim adasında bir karşılığı yoktur.
Kıbrıs’ın geleceğini; BM’nin süslü koridorlarında tutulan veto esiri raporlar değil, sahadaki sarsılmaz gerçekler ve bu toprakların insanının kendi öz iradesi belirleyecektir.
Gölge etmeyin, başka ihsan istemez.

0 0 0 0 0 0

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Hakan Oran Yazdı : GUTERRES’İN ÇANTASI, HRİSTODULİDİS’İN KELEPÇESİ VE KIBRIS TÜRKÜNÜN SINAVI

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0